UNESCO TOPLANTISI RAPORU

 

ANKARA BAROSU

YASA İZLEME ENSTİTÜSÜ’NE

 

KONU: 12 – 13 Nisan 2012 tarihlerinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Seminer Salonunda gerçekleşen Sosyal Dönüşüm, Biyoetik ve Kamu Politikaları konulu toplantı hakkında rapor.

 

  1. GİRİŞ:

 

Özel davetiye ile çağrıldığımız toplantıya katılım öncesinde kayıt yaptırıldıktan sonra toplantı konuları ile ilgili çok sayıda doküman tarafıma verilmiş olup bu dokümanları Yasa İzleme Enstitüsüne ilişikte sunuyorum.

 

  1. SUNULAN BELGELER:

 

Toplantıya katılan davetlilere toplantı da konuşma yapacak katılımcıların yapacakları sunumlarının İngilizce ve Türkçe olarak derlendiği bir kitap verilmiştir. Gerek Ankara Barosu’nun gerekse Yasa İzleme Enstitüsü’nün gerçekleştirdiği etkinliklerde de aynı uygulamanın yapılmasında büyük fayda bulunmaktadır. Öncelikle toplantıya dinleyici olarak katılanların konuşmacıların konuşmalarını rahatlıkla takip edebilmeleri ve soru cevap bölümüne geçildiğinde de bu metinlerden faydalanmaları büyük kolaylık sağlamaktadır. Bu uygulama etkinlik öncesi ciddi bir çalışma gerektirdiğinden etkinliği yönetecek olan kişinin de yeterli bilgi sahibi olması sağlanmış olacaktır. Etkinlik sonrası hazırlanacak olan kitapların basım sürelerinin uzun olması nedeniyle söz konusu metinlerin etkinlik öncesinde hazırlanması bu kitapların meslektaşlarımıza ulaştırılması süresini de kısaltmış olacaktır.

 

III. TOPLANTI KONUSU:

 

Toplantı konusu Sosyal Dönüşüm, Biyoetik ve Kamu Politikaları olarak belirlenmiş olup her bir konu başlığı, başlı başına bir etkinlik konusu olabilecek derecede geniş ve önemlidir. Bu kadar geniş konuların birlikte ele alınması birbirleriyle kesişen yönlerinin ele alınabilmesinin amaçlandığını düşündürmektedir. Gerek konuklara tanınan sürenin kısalığı gerekse çağrılan konukların sayısının çokluğu nedeniyle bu amaca ulaşılabildiğini söyleyemeyiz. 

 

  1. TOPLANTI DİLİ:

 

Toplantıya dinleyici olarak iki yabancı uyruklu misafir de katılmıştır. Bu misafirlerin yapılan konuşmaları anlayabilmeleri için tercüman görevlendirilmiştir. Ancak toplantı salonunun küçük olması nedeniyle kürsüde ki konuşmacının sesi ile arkada oturan iki yabancı uyruklu misafire çeviri yapan tercümanın sesi birbirine karışmış ve kürsüdeki konuşmacıyı anlamak zorlaşmıştır.

 

12 Nisan günlü oturumun saat 15:00’dan sonraki bölümünde konuşmacı olarak kürsüye gelen Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Akif Kireçci toplantı salonunda bulunan yaklaşık yirmi beş dinleyiciden sadece ikisi yabancı uyruklu olmasına ve onlara da tercüman görevlendirilmiş olmasına karşın konuşmasını İngilizce yapmayı tercih etmiştir. Konuşması esnasında not almakta olan çok sayıda kişinin not almayı bıraktığı ve dinleyicilerin dikkatinin dağıldığı tarafımdan gözlenmiştir.

 

Toplantının konuşma dilinin önceden İngilizce olarak belirlendiğine dair her hangi bir bilgi verilmemişken ve toplantıya dinleyici olarak katılan iki yabancı uyruklu misafir için de tercüman bulundurulması sağlanmışken toplantı salonunda bulunan diğer dinleyicilere adı geçen öğretim üyesinin İngilizce hitap etmesi çok büyük saygısızlıktır. Konuşmanın İngilizce yapılması doğrudan yabancı uyruklu iki misafirin dikkate alındığı diğerlerinin ise önemsenmediğini göstermiştir. Toplantıyı yöneten oturum başkanı ise bu duruma müdahale etmemiştir.

 

  1. TOPLANTI TÜRÜ:

 

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’na her hangi bir tanıtım ziyareti yapmamış olmamıza karşın bizi bu toplantıya davet etmiş olmaları son derece önemli olmakla birlikte toplantıda karşılaştığımız bu durum hakkında dikkatlerinin çekilmesi gerekmektedir. Bu ve benzeri durumlarla karşılaşmamak için düzenleyecekleri etkinliklerin panel, sempozyum, forum, seminer gibi hangi toplantı türü olduğunun, toplantının konuşma dilinin ne olacağının, toplantının konuşma dili yabancı bir dil olarak belirlenmişse tercüme hizmeti verilip verilmeyeceğinin davetlilere gönderilecek davetiyelerde belirtilmesi gerektiği hatırlatılmalıdır.

 

  1. SONUÇ:

 

Biyoetik konusunun ülkemizde hukuki açıdan incelenmeye başlanması bugüne kadar yeterli düzeyde yapılmış olmamakla beraber bu konuda yapılacak çalışmalara Ankara Barosu’nun ilgili bütün kurullarının ve Yasa İzleme Enstitüsünün katılmaya devam etmesinde büyük fayda bulunmaktadır.